KELEBEK VE ZAMAN

en çok zamandan korkuyorum dedi kadın…
adam, bense kelebekten…
yalanla gitti kadın…
adam denizin sektirdiği taşları toplamaya koyuldu…

yedi kelebek sonra döndü kadın

gayrı en çok dönenden korkuyorum, dedi adam…
kadın, ben se kelebekten…
aceleyle, kucağındaki taşları kadının kucağına döktü adam…
kadın, denize baktı, sonra adama…

kelebek ölülerine evriliyordu mevsim…

yedi mezarlık sonra kendine geldi adam…
hiç bir şeyden korkmuyorum, dedi kadın…
adam, bense senden…
koşarak sarıldı adama…
adam kolları açık adaya bakıyordu…
sektirilecek taşlar topluyordu deniz…

yedi kez aşk üstüne and içti kadın…

inanacak çok az bilinmez kaldı, dedi adam.
kadın, ben hangisiyim…
sözcüğe susuyordu adam…
kadın çıkmaya çalışıyordu bilinmeyenin içinden…
peygamber yaşını üç geçiyordu zaman…

yedi cehennem kapısı açıldı ardına…

ben en çok kıldan korkuyorum, dedi kadın…
adam, bense “f”sini kaybetmiş araftan…
aceleyle yüzünü yokladı kadın…
adam, denenmedik bir intihar arıyordu…
öfkeden siteme geçiyordu keşik…

yedi zeytin ağacı ortasında sessizdi cennet…

sığınacak kıl dahi kalmadı, dedi adam…
kadın, ya ben ne demeye geldim…
sorusuz yanıtlara kalıyordu adam…
kadın, umut arıyordu kendi ölüsü kokan sözcüklerde…
kül altı törendi, gidenin adını da öldürmek…

yedi pişmanlık ülkesinin ecesiydi mahçubiyet…

bilseydim dönmezdi, dedi kadın…
adam, dönmesen de olurdu…
gayrı gitmenin ilk hecesiydi kadın…
adam, memeli sözcükleri içleniyordu…
her durumda göreceliydi gülmek…

yedi kat gök ve yerdi bilmek…

kelebek bulutları geçiyordu gecenin üstünden….
polen konsa öten gönül telleriydi hassasiyet..
adam, ellerini…kadın, sözlerini yokluyordu durmadan…
durmadan sorulanıyordu beklemek…
neydi ki ana kızdan gayrı masumiyet…

yedi kelebek sürgünü dönendi ölen…

akın akın define avcıları geldi sonra,
kelebek koleksiyonları için…
seni saklamak zorundaydım, dedi adam…
kadın, kelebeklere ne olduğunu soruyordu durmadan…

baskın sesleri susarak konuşuyordu kadın…
adam, anladığını sanıyordu kadının…

su, sessizini almış arkasına akmadan gidiyordu..
hasan hüseyin gündüzalp

 

 

Reklamlar

5 Şubat 2015 tarihinde işte eyle içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 1 Yorum.

  1. Reblogged this on Akıl Tutulması, İlknur Kırbaş and commented:
    Beğenilerinize sunarım…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: