Blog Arşivleri

dün Adem’i görmüşler

umut efendi, söyle hayat ablana, de: bizden çok yaşlanmış onlar… dün Adem’i görmüşler, sırtında aşka yetiştirmeye çalışıyormuş Havva’yı…bizi sormuş ikisi…”hala cennete dönmedi mi dünya” demişler…vermemiş yüzlerini kapatmaya, yaprağını incirler…
kekeçkarga

Reklamlar

KELEBEK VE ZAMAN

en çok zamandan korkuyorum dedi kadın…
adam, bense kelebekten…
yalanla gitti kadın…
adam denizin sektirdiği taşları toplamaya koyuldu… Bu yazının geri kalanını okuyun

Aşktan gayri ne var ki?

“insan içindeki boşluğu neyle doldurur?” dedi içim deki okuma yazma bilmez bilge…
dedim: aşktan gayrı ne ne var ki…
yanağımdan bir makas alıverdi…gidiverdi….
toros kelebeği

çiçek gazelleri

Son eşkiyasıydım aşk dağının… yazına inerdim de geceleyin, bana gittiğini, söylerdi gülden geriye kalanlar…diken diken aşk açılı beklemeyi yeğlerdim eşiğinde, bilmeden hangi kolumdan ineceğini… olasılıksız katranlar okşuyor şimdi, rüzgara kimlik değiştirten saçlarını…
ÇİÇEK GAZELLERİ

Ana Ben Ozan Oldum

Bir ayağımız köyde bir ayağımız şehirdeydi. Köye gittiğimiz de şehirli, şehre gittiğimiz de köylüydük oraların yerleşiklerine göre. Köyümüz dağların arasında bir varsak köyü. Her evin bir alisi, hasanı, hüseyini, ayşesi, sakinesi mutlaka var ama alevi değiller her nasılsa…!

Ana, dedim; beni hangi ayda doğurdun?

Ne bilim, dedi; engin ekini biçiliyordu…

Evimiz, taş duvarlı, mertek tavanlı ahırdan bozma koca bi oda… anam orda doğurmuş yedincisi olan beni. Bu yazının geri kalanını okuyun

%d blogcu bunu beğendi: